‘Hilâfet benden sonra otuz sene sürecek’

Hem, nakl-i sahih-i kati ile, ferman etmiş: “Hilâfet benden sonra otuz sene sürecek, ondan sonra da saltanat şeklini alacaktır.” (Müsned, 5:220, 221.) ,

“Bu iş nübüvvet ve rahmetle başladı, sonra rahmet ve hilâfet halini alacak, sonra saltanat şekline girecek, sonra da ceberût ve fesâd-ı ümmet meydan alacak.” (Kadî İyâz, eş-Şifâ, 1:340; Müsned, 4:273.) deyip, Hazret-i Hasan’ın altı ay hilâfetiyle, Cihar-ı yâr-ı Güzînin (Hulefâ-i Râşidînin) zaman-ı hilâfetlerini ve onlardan sonra saltanat şekline girmesini, sonra o saltanattan ceberut ve fesad-ı ümmet olacağını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Mektubat, s. 103

Hz. Osman’ın şehid edileceği haberi

Hem, nakl-i sahih-i katî ile, ferman etmiş: “Osman, Mushaf okurken şehid edilecek.” “Muhakkak ki Cenâb-ı Hak Osman’a halife gömleğini giydirecektir; fakat onlar bu gömleği çıkartmak isteyecekler” deyip, Hazret-i Osman halife olacağını ve hal’i istenileceğini ve mazlum olarak, Kur’ân okurken katledileceğini haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Mektûbât, s. 103 Emevi ve Abbasileri haber vermesi

Hem, nakl-i sahih-i katî ile, Emeviye devletinin zuhurunu ve onların padişahlarının çoğu zalim olacağını ve içlerinde Yezid ve Velid bulunacağını ve Hazret-i Muaviye, ümmetin başına geçeceğini, “Başa geçtiğin zaman affedici ol ve âdil davran” fermanıyla rıfk ve adaleti tavsiye etmiş. Ve Emeviyeden sonra “Abbas’ın oğlu siyah bayraklarla zuhur eder ve uzun müddet saltanat sürerler” deyip, devlet-i Abbasiyenin zuhurunu ve uzun müddet devam edeceğini haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Mektûbât, s. 104 Cengiz ve Hülâgû fitnelerini haber vermesi

Hem, nakl-i sahih-i kati ile, ferman etmiş: “Yaklaşmakta olan bir şerden vay Arapların haline!” deyip, Cengiz ve Hülâgû’nun dehşetli fitnelerini ve Arap devlet-i Abbasiyesini mahvedeceklerini haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış.

Hem, nakl-i sahih-i kati ile, Sa’d ibni Ebî Vakkas gayet ağır hasta iken ona ferman etmiş:

“Ola ki sen daha çok yaşayasın; tâ ki, bir kısım milletler senden faydalanır, bir kısmı da zarar görürler…” deyip, ileride büyük bir kumandan olacağını, çok fütuhat yapacağını, çok milletler ve kavimler ondan menfaat görüp, yani İslâm olup ve çoklar zarar görecek, yani devletleri onun eliyle harap olacağını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Hazret-i Sa’d, ordu-yu İslâm başına geçti, devlet-i İraniyeyi zir ü zeber etti, çok kavimlerin daire-i İslâma ve hidayete girmelerine sebep oldu. Mektubat, s. 104

Necâşî’nin vefatını haber vermesi

Hem, nakl-i sahih-i kati ile, imana gelen Habeş Meliki olan Necâşî hicretin yedinci senesinde vefat ettiği gün Ashabına haber vermiş, hattâ cenaze namazını kılmış. Bir hafta sonra cevap geldi ki, aynı günde vefat etmiş. Hem, nakl-i sahih-i kati ile, Ciharyâr-ı Güzîn ile beraber Uhud veya Hira Dağının başında iken dağ titredi, zelzelelendi. Dağa ferman etti ki: “Sâkin ol! Zira senin üstünde bir peygamber, bir sıddık ve iki de şehid vardır” deyip, Hazret-i Ömer ve Osman ve Ali’nin şehid olacaklarını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Mektûbât, s. 104

~ yazan: tasarimcilar Ekim 19, 2007.

Yorum Yapın